Yaşamaya Dair – Detay Haber

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi için dünya çapında tepkiler Çin devleti ve Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) yönelmiş durumda. Çin, ülkesindeki salgını gizlemekle suçlanıyor. DSÖ ise Çin’in etkisinde kalarak uzun süre açıklama yapmaması, Çin dış politikasının kuklası olmakla eleştiriliyor.

ABD’nin öncülüğünde pek çok ülke Çin’e uluslararası yaptırım uygulanması gerektiğini düşünüyor. Ekonominin dünya çapında daralması, insanların biriken öfkelerini Çin’e yöneltmesi şüphesiz ABD’nin hoşuna gidiyor. Amerika bunun yanında DSÖ’nün de meşruluğunu tartışmaya açarak yardımları keseceğini birinci ağızdan açıkladı.

Tüm bunlar yaşanırken uluslararası camiada hiç olmadığı kadar konuşulan, dış siyasetinin en parlak günlerini yaşayan bir ülke bulunuyor: Tayvan

tayvan
Tayvan bayrağı
Koronavirüsün insandan insana bulaştığını bildiren ilk ülke : Tayvan

Tayvan’a yöneltilen övgülerin en önemli sebebi tüm dünyayı etkisine alan koronavirüs pandemisi hakkında dünya kamuoyunu bilgilendiren ilk ülke olması…

Tayvan 31 Aralık’ta DSÖ’ne gönderdiği maille Wuhan’da “atipik pnömoni” durumunun olduğunu, Wuhan’da hastaların tedavi için izole edildiğini bildirmiştir. Ancak DSÖ e-postayı görmezden gelmiştir.

Çin virüsün insandan insana bulaştığını 20 Ocak’ta açıklamış DSÖ ise Çin’in açıklamasının ardından 22 Ocak’ta açıklama yapmıştır. Şüphesiz salgın durumlarında bir gün dahi hayati önemdedir.

Dünya kamuoyunda Tayvan gösterdiği çabayla büyük bir takdir toplamıştır. Şüphesiz Tayvan’a gösterilen sevginin, dış politikada Çin’e uygulanmak istenen baskıyla ilgisi bulunuyor. Çünkü Çin Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımamakta ve bu konuyu kırmızı çizgisi olarak kabul etmektedir.

taipei taiwan 2057818 1920

1949 yılında Çin iç savaşının sonunda Çin Komünistleri tarafından yenilgiye uğrayan Çin Milliyetçi Partisi tarafından kurulan Tayvan başta Batılı ülkeler olmak üzere dünya devletlerinin çoğunluğu tarafından kabul görmüşse de 1971 yılında Çin’in yoğun baskıları ve gücü sonucunda Birleşmiş Milletler’den çıkarılmıştır. Çin Tayvan’ın tanınmaması için oldukça büyük çaba sarf etmektedir. Dış siyasetinin en önemli maddelerinden olduğu dünya tarafından bilinmektedir.

Dünya çapında tartışılan konu : Tayvan’ın DSÖ’ne gözlemci statüsünde katılması

Tayvan egemen devlet olarak Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmediği için DSÖ nezdinde de kendisini temsil edememektedir. Koronavirüs sonrasında eleştirilerin hedefinde olan DSÖ her ne kadar Tayvan’ın gözlemci statüsünü kabul etmese de bazı ülkeler şimdiden resmi olarak Tayvan’ın DSÖ nezdinde temsilini talep etmiştir. ( A.B.D, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda )

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Mayıs ayı başında, “Bugün, Avrupa dahil tüm ülkelerden Tayvan’ın Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’de gözlemci olarak katılmasını desteklemesini istiyorum.” diyerek Amerikan dış siyasetinin yeni hedefini açıklamıştır.

Avrupa’da halkın Çin’e olan öfkesi Tayvan’ın desteklenmesi sonucunu doğurmuşsa da henüz hiçbir dışişleri bakanından bu konuda bir çıkış gelmemiştir. Basın tarafından bunun sebebi şöyle açıklanıyor: Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri Tayvan’a destek verilmesi sonucunda Çin ile olan ticari ilişkilerin bozulmasından korkuyor.

Geçtiğimiz günlerde, yüzü aşkın Avrupa Parlamentosu üyesi, 27 AB ülkesinin sağlık bakanlarına Tayvan sağlık bakanını DSÖ’nün Cenevre’deki toplantısına davet etmeleri için açık bir mektup gönderdi.

Tayvan’ın kuruluşundan beri Çin’in tutumu, 2016 sonrasındaki hükümetin Çin tarafından ayrılıkçı olarak görülmesi, Amerika’nın Tayvan’a desteği,  pek çok ülkede biriken Çin öfkesi beraber düşünüldüğünde önümüzdeki günlerde Tayvan’ın uluslararası siyasetin en sıcak konularından olacağı anlaşılıyor.

Pek çok ülkenin Çin’den misilleme korkusu ile halkın birikmiş Çin öfkesinin arasında kalacağını düşünüyorum. Zamanla Amerika’nın destek vermeyen ülkelere (başta Avrupa olmak üzere) tepkisini yüksek tondan göstermesi sürpriz olmayacaktır.