Uçakların aynı mesafe arasında gidiş-dönüş uçuş sürelerinin farklı olduğunu gözlemleme şansınız oldu mu bilmiyorum ama özellikle Doğu-Batı ekseninde gerçekleştirilen uzun mesafe uçuşlarda bu, oldukça hissedilir durumda.

Bu konuyu irdelediğimde aklıma gelen ilk düşünce, dünyanın dönüş yönünün tersine gidiliyor olabilmesiydi. Sebebini araştırdığımda ise yapılan en yaygın ve yanlış yargının bu olduğunu gördüm. Yaygın olarak bilinenin aksine dönüş yönü, uçuş süresini gerçekten çok az etkileyen bir durum.

Uçuş süresinin farklı olmasının sebebi

Asıl sebep, Jet Stream denilen ve Batıdan Doğuya doğru olan çok yüksek hızlı rüzgar dalgaları… Dolayısıyla, Doğuya doğru olan seferlerde bu akımın içerisinde giren bir uçağın uçuş süresi pozitif yönde etkilenirken, batıya doğru yapılan uçuşlarda ise bu durumun tersi söz konusu.

ucus süresi
Uçuş Süresi

Bu rüzgar dalgalarının oluşma süreci, ekvatordan yükselen sıcak havanın, Kuzey veya Güneydeki serin bölgelere hareket etmesiyle başlıyor. Yükselen havanın hareket hızı, ekvatordaki dönüş hızıyla eşitken, kutuplara doğru hareket ettiğinde yavaşlıyor. Çünkü kutuplar, ekvatora göre daha yavaş hareket ediyorlar. Bunun sonucunda, belirli bir irtifada hissedilebilen Batıdan Doğuya doğru olan güçlü rüzgarlar oluşturuyorlar.

Hava akımlarından ne zaman kullanılmaya başlandı?

Bu hava akımlarından yararlanılmaya başlanmasının tarihi ise 2. Dünya Savaşına dayanıyor. Yerden hissedilmeyen Jet Stream, ilk defa bombardıman uçakları tarafından keşfediliyor.

Sivil havacılıkta ise ilk defa 18 Kasım 1952 tarihinde, Tokyo – Honolulu seferini yapmakta olan uçak, 7.600 metre yükseklikte içerisine girdiği bir Jet Stream sayesinde, toplam uçuş süresini 18 saatten 11,5 saate indirmeyi başarıyor.

Yazar: Ezgi Güler