Basketbolda fiziksel avantaj ve doğuştan gelen yetenek oldukça önemliyse de genelde ihmal edilen bir şey daha var: Zihinsel güç…

Yüksek efor sarf edilen, durağan bir oyunun mümkün olmadığı basketbol sporunda yoğun fiziksel aktivite sonrası basketbol tabiriyle “eli dahi titretmeyen” atışlar için başarılı sporcular zihin güçlerinden yararlanmaktadır. Sporda zihinsel gücün önemini keşfeden takımların ve sporcuların fark yaratması sürpriz değildir.

Meditasyonun gücünden yararlanan iki efsanevi basketbolcumuz Micheal Jordan ve Kobe Bryant.
Chicago Bulls’un simge koçu Phil Jackson oldukça önemli bir adım atarak ekibine meditasyon öğretmeni katıyor. Meditasyon öğretmeni aslında eski bir uyuşturucu bağımlısı !

Kendisi de gençliğinde umut verici bir basketbolcu olan George Mumford yaşadığı sakatlıklar sonrası ağrı kesicilere başlıyor. Sonrasında bu ilaçların dozunu arttırarak uyuşturucu ve alkol bağımlısı oluyor. Finans gazeticisi olarak çalışan Mumford eski bir arkadaşının zoruyla “Adsız Alkolikler” grubuna gidiyor ve hayatı değişiyor. Mumford fiziksel ağrılarıyla başa çıkmak için meditasyona başlıyor. Kendi ifadesiyle zihin-beden sürecinin nasıl çalıştığı anlayan Mumford bunun daha da ötesine geçiyor ve Dr.Jon Kabat-Zinn’in programına katılarak yoga programları da yaptığı bir klinik açıyor. Bu süreçlerin sonunda  Phil Jackson George Mumford’u Chicago Bulls’un teknik ekibine dahil ediyor.

Munford Jordan’a nefes yoluyla konsantrasyon ve dikkat kavramına dayanan bir meditasyon tekniği uyguluyor. “Farkındalık eğitimi” sürecine giriyor. Jordan’ın başlangıçta isteksiz olduğunu ancak yavaş yavaş yönteme inanmaya başladığını, sonuç almaya başladığında ise “Bunlar gerçekten işe yarıyor.” diye ilan ettiğini belirtiyor.

Utah Jazz’a karşı oynadığı unutulmaz maç için Jordan “Kalabalığın kapandığını hissediyorsun ve o an benim için an olmaya başlıyor. Bu Zen Budizmi’nin bir parçası.” Diyerek farkındalık eğitimine vurgu yapmıştır.

Munford, Jordan’a öğrettiklerini şöyle dile getiriyor : ” dikkat dağıtıcı şeylerden uzaklaşmanın aksine onları kucaklamayı, etrafındaki her şeyi fark etmeyi, gözlemlemeyi ve sonra her şeyin gitmesine izin vermeyi öğrendi; kendi yolunda gitmek ve mükemmel atış yapmak.”

Basketbolcuların üzerlerindeki baskıyı, binlerce çığlık atan insanı, vücudun terlemesini bir kenara bırakıp zihni susturması gerekiyor. Munford bireysel çalışmaların dışında “bir olmak için birlikte nefes almak” mottosuyla takım ruhu üzerine de çalışmalar yaptığını belirtiyor. Serbest atışlar için de çalışma yaptırdığı biliniyor.

Jordan’dan sonra Lakers’ta Munford’un yolu başka bir efsane Kobe Bryant ile kesişiyor.

Bryant gençliğinde bu tarz manevi bulduğu çalışmaları önemsemese de o da zamanla tıpkı Jordan gibi bu çalışmalara ilgi duyuyor. Kariyeri boyunca Mumford’un etkisine  işaret ediyor. “Farkındalık sanatını anlamama yardımcı oldu. Durumumuzu  odaklanmaya , katıdan esneğe, pasiften aktif hale nasıl değiştireceğimizi öğrendim ” diyor.

Şimdi Kobe her gün meditasyon yapıyor,” diyor Mumford. Bryant da bir röportajında “Her gün meditasyon yapıyorum. Genellikle sabah on ila on beş dakika boyunca yapıyorum ve bundan sonra gelecek olan her şeyle yüzleşmemi sağlıyor.”

8b14183544c77a1f711150512e367225

İki efsaneye de ” Ne kadar iyi olursanız olun, her zaman daha yüksek bir seviye vardır. ” diyen Munford iki efsane oyuncunun da performanslarını fazlasıyla yeterli bulmalarının da önüne geçmeye çalışıyor.

Munford’un güzel bir hikayesiyle hem yazımızı bitirelim. Hem de Kobe Bryant’ı tekrar saygıyla analım :
“ NBA kariyerinin başlangıcında, Kobe’nin bir amacı vardı: üçlüklerini geliştirmek. Yaz boyunca 1.300 kez attı ve istediği sayıya ulaşana kadar durmadı. Bazı insanlar bunun takıntılı olduğunu düşünebilir, ancak bu onun en iyi olmak için ödediği bedel olduğu açıktı.”

Sporcunun kendi kapasitesinin en üstüne çıkması için spora bütünsel bir bakış açısıyla bakması gerekmektedir. Sadece yetenekleriyle değil ruhlarını besleyerek karakter ve spora adanmışlıklarıyla da örnek sporcuların “hastasıyız”.

Black Mamba’ya özlem, Majestelerine saygı ile…

Yazar: historia vitae