Yaz aylarında sıkça konuşulan D vitamininin, güneşten direkt olarak alındığına dair bir kanı var gibi duruyor. Aslında ufak bir yanılgı söz konusu. Asıl işleyiş şu şekilde oluyor; D vitamini besinlerden vücuda alınıyor, yağ dokusu içinde depolanıyor ve güneş ışınlarıyla birlikte aktive olup yararlarını göstermeye başlıyor. Dolayısıyla beslenmeye dikkat etmeyip güneşten medet ummak çok akıl karı gibi durmuyor.

image 9

D vitamininin önemi nedir?

D vitamini, kemik ve diş gibi sert doku oluşum mekanizmalarında aktif rol alırken aynı zamanda vücutta diğer organların işleyişinde, hastalıkların engellenmesinde de kendini gösteriyor. Kısacası yaşamsal faaliyetler için hem çocuklarda hem yetişkinlerde önemli bir göreve sahip. Eksikliğinde ise vücutta kas ağrısı, yorgunluk hissi, kemik ağrısı, saç dökülmesi, baş ağrısı, depresyon, uykusuzluk gibi semptomların yanısıra raşitizm gibi sitemik hastalıklar da ortaya çıkabiliyor.

D vitaminini nereden bulabiliriz?

Düzenli ve sağlıklı beslenerek gıdalardan D vitaminini vücudumuza alabiliriz. Örneğin balık çeşitleri, süt ürünleri, yumurta, mantar, ciğer gibi birçok gıda D vitaminini içinde barındırıyor. Bunlara ek olarak doktor kontrolü ve önerisi doğrultusunda D vitamini takviyesi de çeşitli preparatlar ile yapılabiliyor. Yüksek dozlarının yan etkileri olabiliyor ya da kullanılan ilaçlar ile etkileşime girebiliyor. Dolayısıyla kendi isteğimize göre D vitamini takviyesi almamamız gerekiyor.

Beslenme ile vücuda alınan D vitaminin güneş ışınları ile aktive olması gerekiyor. Aslında ‘Güneş girmeyen eve doktor girer.’ atasözü bu ve benzeri durumlar için çok iyi bir özet niteliğinde.

image 10

Uzmanlar, Türkiye için güneş ışınlarından en fazla yararlanımın, 12.00-15.00 saatleri arasında olduğunu belirtiyor ve yaklaşık 15-20 dk. kol, bacak ve yüz bölgesinden güneş ışınlarının alımının yeterli olacağını ekliyorlar. Tabii özellikle yaz aylarında daha uzun süre güneşe maruz kalınacaksa güneş kreminin önemini de atlamamakta fayda olduğunu belirtiyorlar.

D vitamini ve mutluluk ilişkisi

D vitaminine ilişkin çalışmalar, mutluluk hormonu ve uyku hormonu olarak bilinen serotonin ve melatonin ile ortak çalıştığını gösteriyor. Şöyle ki; D vitamini bu hormonların salgılanmasında rol alan genlerin aktive olmasına katkı sağlıyor. Günlük yeterli miktarda alınan D vitamini, serotonin oluşumunu tetikliyor ve gece uyku sırasında da serotonin melatonine dönüştürülüyor. Yani D vitamini alımı, güneş ışığı, düzenli uyku ve mutluluk bir döngü şeklinde birbirlerinin faaliyetlerini destekliyor.

Depresyon ve D vitamini eksikliği arasında bir bağlantı olduğu da güncel çalışmalar ile destekleniyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2008 verilerine göre dünyada 121 milyon kişi depresyondan etkileniyor ve 2020 yılında ikinci en büyük global hastalık olacağı öngörülüyor. Elbette ki depresyonun tek sebebi D vitamini eksikliğidir gibi bir sonuca varmanın doğru olmayacağı belirtiliyor. Fakat depresyon tedavisinde D vitaminin de etkili olabileceğine yer veriliyor. Özellikle Amerika’da depresyonunun medikal tedavisini reddeden bazı hastalara D vitamini takviyesi verilerek yardımcı olunmaya çalışılıyor.

Güneş ile etkileşimin sınırlı olduğu ülkelerde ise intihara yönelimin yüksek olması, yetersiz D vitamini alımı ve güneş ışınlarından faydalanamama ile ilişkilendiriliyor. Bu ülkelerde  depresyonla savaş için güneş ışınlarına benzer nitelikte ışık üreten D vitamini lambaları üretilmiş!

image 11

Türkiye’nin güneş yararlanımına baktığımızda ise, çok şanslı bir durumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Yıl içinde güneşli gün sayımız oldukça fazla ve yeterli. İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde evde kaldığımız şu günlerde, bizler de bizim için nimet niteliğinde olan güneş ışınlarından normal şartlardan daha az faydalanıyor olabiliriz. Zaten toplum olarak mental sağlığımızı devam ettirmek için bir uğraşı içindeyiz. Bu süreçte D vitamini içeren besinler tüketmek ve en azından balkondan, camdan güneş ışınları ile etkileşimde olmak bize büyük yardımcı olacaktır. Güneşimizin kıymetini bilelim, modumuzu yükseltelim!

Yazar: Citrus