Çerkesleri bir cümleyle özetlemek gerekirse “Esaret altında yaşamaktansa ölmeyi yeğleyen bir halk” diyebiliriz.

Ana vatanlarında Ruslar tarafından sistematik olarak asimile edilmeye çalışılan, katledilen, türlü baskılara maruz kalan Çerkesler toprakları için (geçmişi saymasak dahi) aralıksız 101 yıl savaştı. 2.Dünya Savaşı’nın 6 yıl sürdüğünü unutmayalım. Çerkesler için toprakları kutsaldı ve terk edilemezdi. Kendisinden kat ve kat büyük olan kuvvetlere olan direnişleri, savaş ve acıyla yoğrulan tarihlerinden alınması gereken çok ders bulunmaktadır.

çerkesler
Çerkes Sürgünü

Çerkesler 21 Mayıs 1864’te topraklarından zorla sürülüp ölüme terk edilmiş, Karadeniz ve kıyısındaki pek çok toplanma alanı Çerkes toplu mezarlığı haline gelmiştir. Balkanlarda dahi rahat bırakılmayan halk en soğuk iklimlerden en sıcak iklimlere göçmek zorunda kalmıştır.

Bazı Çerkes kabilelerinin soykırımdan etkilenişi anlamak için şu tablo oldukça manidardır:

KabilelerSoykırımdan önceSoykırımdan sonraHayatta kalan oranıÖldürülen veya sürgün edilen oranı
Toplam1.235.24086.6557.015%92,985%
Kabartaylar350.00050.00014.28%93.000%
Şapsığlar300.0001.9830.661%99.339%
Abzehler260.00014.6605.648%94.362%
Natuhaylar240.0001750.073%99.927%
Çemguylar80.0003.1403.925%96.075%
Bjeduğlar60.00015.26325.438%74.561%
Memhığlar8.0001.20415.050%84.950%
Ademıylar3.0002307.667%92.333%
Ubıhlar74.00000.000%100.000%
Janeler ve Hatıkuaylar100.00000.000%100.000%

Rus konsolosun bile şunları dediğini düşünürsek, soykırımın ne ölçüde olduğu anlaşılmaktadır.

“Sürgün yolunda çekilen çileler, yolda telef olanların feci durumları Trabzon’daki Rus konsolosunun, tehcir işlerini idare etmekte olan General Katraçef’e yazdığı raporda şöyle anlatılır: Türkiye’ye gitmek üzere Batum’a 70,000 Çerkes geldi. Bunlardan vasati olarak günde 7 kişi ölüyor. Trabzon’a çıkarılan 24,700 kişiden şimdiye kadar 19,000 kişi ölmüştür. Şimdi orada bulunan 63,900 kişiden her gün 180-250 kişi ölmektedir. Samsun civarındaki 110’000 kişi arasında her gün vasati 200 kişi can veriyor. Trabzon, Varna ve İstanbul’a götürülen 4650 kişiden de günde 40-60 kişinin öldüğünü haber aldım.” İşte bu suretle peş peşe sürüp gelen felaketlerin ve musibetlerin darbeleri altında inleyen ve eriyen bu kahraman ve faziletkar milletin bedbaht bakiyesi de Dobruca, Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk, Suriye, Irak gibi daima tehlikeye maruz bulunan ve daima emniyetsizliğin hükümran olduğu yerlere iskan edilmiştir.”

Çerkeslerin “ Karadeniz en çok bize karadır.” Sözü ne kadar anlamlı değil mi ?

21 Mayıs 1864 sadece Çerkesler için değil tüm insanlık için en kara günlerdendir.

Kahramanlıklarına, anılarına ve acılarına saygılarımızla…