İstanbul’da ilk defa 1872 yılında “atlı tramvay” kullanılmaya başlanmıştır. Atlı tramvayın ülkemize gelmesi Avrupa’dan olmuşsa da aslında bu ulaşım aracının ilk kullanıldığı yer New York’tur. 1832 yılında Amerika’da kullanılan ulaşım aracı oradan Avrupa’ya yayılmıştır.

Atlı Tramvay
Atlı tramvay

Atlı tramvay İstanbul’da Azapkapı-Ortaköy hattında her 20 dakikada bir sefer yapmaya başlamıştır. İstanbul halkı bu ulaşım aracını oldukça sevmiştir. Faytona göre daha ucuz olan ulaşım aracına halkın da binebilmesi benimsemesini sağlamıştır. Zamanla Azapkapı – Ortaköy hattına yeni hatlar da eklenmiştir.

Atlı Tramvay Dönemi

Eski İstanbul’da Şişhane yokuşu oldukça ünlüdür. Pek çok insan bu yokuşu çıkamadığı için atlı tramvay kullanmak zorunda kalmıştır. Dönemin en popüler yeri Taksim-Fransız Konsolosluğu’na atlı tramvayla ulaşım sağlanırken Şişhane’deki meşhur yokuşta atların da hali harap olmaktadır. Bu sebeple tramvay seferlerinin aksamaması için atlar Taksim’de bulunan ahırda dinlendirilmek zorundadır.

dingo'nun ahırı

Dingo’nun Ahırı neredeydi?

Ahır Fransız Konsolosluğu’nun bulunduğu yerin yakınlarındadır ve Dingo adındaki bir Rum vatandaş tarafından idare edilmektedir. Dingo oldukça umursamazdır, sürekli içki içtiğinden kafası da pek yerinde değildir.

Atların ne zaman girdiği, ne kadar süre dinlendiği, hangilerinin çıkması gerektiği gibi bilgileri içeren kayıtlar arabacılar için oldukça önemlidir. Dingo kayıtları dahi düzgün tutmamaktadır. Hangi atın dinlenip, hangisinin yola çıkacağı bilinmediğinden yanlış atlar yola çıkmakta ve kimisi de yorgunluktan ölmektedir. Gün boyu bir sürü atın girip çıktığı ahırda sıklıkla gürültü, kavga çıkmaktadır ve ahıra kaos egemen olmuştur.

İstanbul halkı artık kanıksanan bu kaos hali sonrasında karmaşa hakim olan durumlar için sıklıkla “Dingo’nun Ahırı” ya da “Burası Dingo’ nun ahırı mı giren çıkan belli değil ” yorumunu yapar olmuş ve bu deyim dilimize yerleşmiştir.

beyoglu tramvay

Yazar: Historia vitae