Tarihin en ünlü ve etkili sanatçıları arasında yer alan Vincent Van Gogh, post-empresyonist Hollandalı bir ressamdır. Renklere olan hakimiyeti ile, dürtüsel ve etkileyici fırça çalışmaları ile karakterize edilir.

patates yiyenler
Patates Yiyenler

1853 doğumlu Van Gogh, 26 yaşında kardeşi Theo’nun da yönlendirmesiyle resim kariyerine başlamıştır. İlk önemli eseri olarak kabul edilen ‘Patates Yiyenler’i 1885 yılında yapmıştır.Yaşadığı bölgedeki insanlar resimlerinin çizilmesinden hoşlanmadığı için, model bulmakta zorlanmış, aynanın karşısına geçip tekrar tekrar otoportresini yapmıştır. Otoportrelerde kullandığı renkler, kendisinin o anki ruh halini yansıtır ve hemen hepsinde başka bir teknik kullanmıştır.

Vincent Van Gogh’un bakış açısı nasıldı?

Finansal desteğini, Paris’te bir galeri yöneticisi olan kardeşi sağlamış ve çoğu eserini 100’lerce mektupla Theo‘ya anlatmıştır. Bu mektuplar Vincent Van Gogh’un eserleriyle ilgili bakış açısını görmemizi sağlayan en önemli kaynaktır. Eserlerindeki renk seçiminde Theo’nun büyük etkisi vardır. Kimsenin karamsar resimleri satın almak istemeyeceğini, daha renkli tablolar yapması gerektiğini söylemiştir.

Kendisini diğer sanatçılardan ayıran en önemli özelliklerden biri üretkenliğidir. Yaşadığı sürede en fazla eser bırakan ressamlardan olan bu dahi (toplam 2.100 eser), çalışmalarının çoğunu yaşamının son iki yılında gerçekleştirmiştir. Cesaret kırıcı tüm eleştirilere karşı inanılmaz bir kararlılıkla başladığı her çalışmayı bitirmiştir. ”Yaşamda ve resimde Yüce Tanrı’dan pekala vazgeçebilirim. Ama acı çeken ben, benden daha büyük olan, yaşamımın kendisi olan şeyden, yaratma gücünden nasıl vazgeçebilirim?” sözü de motivasyonunu kanıtlar nitelikte.

Tablolarında köylülere, işçilere ve doğaya çok yer vermiştir. Ayçiçekleri, Arles’teki Yatak Odası, Yıldızlı Gece, Rhone Üzerinde Yıldızlı Gece, Sargılı Kulaklı Otoportre, Gece Kahvesi gibi bir çok şaheseri vardır.

Fiziksel sağlığını ihmal etmiş, uzun süre aç kalmasına rağmen yemek paralarının çoğunu tuvale, boyaya yatırmıştır. İçkiye düşkün olan Van Gogh’un (özellikle absient), şizofreni, bipolar, porfiri veya epilepsi olabileceği düşünülmüştür.

Sargılı Kulaklı Otoportre’yi nasıl çizdi?

Kendisi de bir ressam olan yakın arkadaşı Paul Gaugin ile tartıştıktan sonra geçirdiği sinir krizi nedeniyle kulağının bir parçasını kesip zarfa koyduğu ve bir hayat kadınına verdiği rivayet edilir. Polisin onu kanlar içinde bulmasından sonra akıl hastanesine yatırılmış, sorulduğunda neden kulağını kestiğini hatırlayamamıştır. Hastanede kaldığı sırada halüsinasyon, kabus ve uykusuzlukla mücadele ettiğini Theo’ya mektuplarında yazmıştır. Sargılı Kulaklı Otoportre’yi hastanede yatarken çizmiştir.

sargılı kulaklı otoportre
Sargılı Kulaklı Otoportre tablosu

Bir çok eseri akıl hastanesinde kaldığı dönemde, depoda su baskınından çürüyüp yok olmuştur.

O dönem kullandığı ilaçlar renkleri daha sarı ve yeşil hareli görmesine sebep olmuş, bu etki eserlerine de yansımıştır. Güneşe, ışığa olan tutkusundan sık sık sarı boya yediği bilinmektedir.

Tablolarında o kadar kalın boya katmanları kullanmıştır ki, tamamen kuruması için geçen sürenin 12-18 ay arası olması gerektiği söylenir.

Vincent van Gogh - Buğday Tarlası ve Kargalar Poster • Pixers ...
Buğday Tarlası ve Kargalar tablosu

Maddi açıdan kardeşine bağımlı olması, ruhsal çöküntüleri, kendisine olan inancını yitirmesi, sevdiği tüm kadınlarca reddedilmesi, ‘keşke beni olduğum gibi kabul etseler’ diye haykıran dahi ressamı yavaş yavaş ölüme sürükler. 1890 yılında kendisini göğsünden silahla vurarak intihar etmiştir. Kardeşine gönderemediği üstünden çıkan son mektupta şöyle der: ”Kısaca sanat uğruna hayatımı tehlikeye atıyorum ve bu yüzden aklımın yarısını yitirdim. Ölmeden önceki son eseri ”Buğday tarlası ve kargalar” bir intihar notu olarak algılanmıştır.


”Resimlerimin satılmadığı gerçeğini değiştiremem. Fakat bir gün gelecek, insanlar resimlerimin kullanılan boyadan daha değerli olduğunu kavrayacaklar.”

”Belki Tanrı beni, henüz doğmamış insanlar için ressam yapmıştır?”

Dr Who Dizisinde Vincent Van Gogh

Dr Who dizisinin 5.sezon 10.bölümünde, dizinin başrolü Van Gogh’u günümüze getirir ve kendi sergisini gezdirir. ‘Hayatı boyunca sadece bir tablosunu cüzzi bir miktara satmış olan (kırmızı üzüm bağları) ressam, günümüzde yine aynı tabloların milyonlarca dolar ettiğini görebilseydi ne hissederdi?’ sorusunu anlatan duygusal bir bölümdür.

Van Gogh müzesi

Vincent Van Gogh müzesi, sanatçının binden fazla eserini dijital ortama aktarıp internet sayfasına erişimine açmıştır. Belki müzede bile bu kadar detaylı inceleyemediğimiz eserlerin fırça darbelerini, boya izlerini yüksek çözünürlükte inceleyebilmekteyiz: https://www.vangoghmuseum.nl/nl/zoeken/collectie

Son olarak Galeono’nun sözünü paylaşmak isterim;

”Bugün Vincent Van Gogh, ona yemek vermeyecek restoranların duvarlarını, onu akıl hastanesine kapatacak doktorların muayenehanelerini ve onu hapse tıktıracak avukatların yazıhanelerini süslüyor.”

Yazar: Tuğçe Sütlü