Yaptığı işte herkes tarafından en iyi olarak gösterilen ve saygı duyulan az sayıda insan vardır; spor dünyası söz konusu olduğunda ise her zaman iki sporcunun kıyaslanmasına şahit oluruz ama bir kişi hariç, Michael Jordan. Onu anlatan sayısız röportaj yapıldı, kariyerine eşlik eden birçok kişi tarafından farklı hatıraları okuyucu ile paylaşıldı. Son olarak ise efsane basketbolcunun damgasını vurduğu dönemi anlatan 10 bölümlük ‘The Last Dance’ belgesi Netflix’te seyirci ile buluştu. Peki onu bu kadar unutulmaz, eşsiz yapan ve efsane haline getiren olaylar nelerdi?

Michael Air Jordan
Michael Air Jordan

O, NBA tarihinde kamuoyu oylaması ile gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu seçilen tek basketbolcudur. Tek takımla kazandığı şampiyonluklar ve rol model olan özellikleri sayesinde modern dünyamızın süper kahramanlarından birine dönüşen Michael Jordan, başarısının sebebini şu şekilde anlatmıştır:

“Kariyerim boyunca 9000’den fazla şut kaçırdım. Nerdeyse 300 maç kaybettim, 26 kere maçı kazandırmak için son şut bana verildi ve kaçırdım! Hayatımda tekrar, tekrar ve tekrar başarısız oldum. Ve işte bu yüzden başardım.”

Michael Jordan oynadığı hiçbir finali kaybetmedi ve 6 final oynadığı NBA’de 6 şampiyonluk kazandı.

Efsanenin Chicago Bulls formasını giymesi

Michael Jordan, 1981 yılında Kültür Coğrafyası bölümü bursu kazanarak girdiği Kuzey Karolina Üniversitesi’nin basketbol takımında şampiyonluk yaşadı ve ardından 1984 Olimpiyatlarında altın madalya kazanma başarısı gösterdi. Artık “Air Jordan” ve “Majesteleri” gibi ünvanları kazanacağı NBA’e adım atma zamanı gelmişti. Oyuncu seçmelerinde ilk seçim Houston Rockets tarafından yapılmış ve ileride yıldız haline gelen Hakeem Olajuwan’ı seçmişlerdi. Seçmelerde ikinci sırada olan Portland ise NBA tarihinin en kötü tercihi olarak anılacak olan Sam Bowie’yi Michael Jordan’ın yerine seçecek ve yıllarca yaptığı hatanın bedelini ödeyecektir. Michael Jordan ise üçüncü sıradaki Chicago Bulls tarafından seçilmiş ve NBA’in en büyük markası haline gelen Nike ile sözleşme imzalamıştır.

Kariyerinin zirvesinde gelen acı kayıp ve vefa

jordan-ve-babasi
Jordan ve babası

Kariyerinin başlarında finallere çıkma başarısı gösteremeyen Chicago Bulls takımının başarısızlığı sebebiyle Michael Jordan’dan şüphe edilecekti. Fakat kendine inanmayı bırakmayan Jordan, NBA’de adı ile özdeşleşen kırmızı Chicago Bulls forması ile 1991, 1992, 1993 sezonlarında art arda 3 muhteşem şampiyonluk kazandı. Kariyerinin zirvesindeyken, babasını silahlı saldırı sonucunda kaybetti ve 23 Temmuz 1993’te hayatının en kara gününü yaşadı. Çok sevdiği babasının anısına,  basketbolu bıraktığını ve beyzbol oynamaya karar verdiğini açıkladı. Taraflı tarafsız herkesçe sevilmesine sebep olacak özelliklerinden birini daha göstermiş, babasına olan sevgisi ve vefasından dolayı zirvedeyken çok sevdiği basketbolu bırakmıştı.

Bıraktığı Yerden Devam Edebilecek Tek Kişi

Amerikan beyzbol liginde geçirdiği 2 başarısız yılın ardından kendini toparlayan MJ, bir basın toplantısı düzenledi. Uzatılan mikrofonlara yine kendi tarzında, sadece “I’m back” diyerek çok sevdiği basketbola 1995 yılında geri dönüşünü müjdelemiş ve çıkardığı kırmızı formayı tekrar giyeceğini söylemişti.

Dördüncü Şampiyonluk

Basketbola ara verdiği 2 yılın ardından sonra sansasyonel dönüşü, tüm otoriteler tarafından yorumlanmış ve Michael Jordan’ın artık eski seviyesinde oynayamayacağı düşünülmüştü. Fakat, yine herkesin bildiği fakat inanamadığı üstün kazanma hırsı ile 1995-1996 sezonunda Normal sezon, Play-off ve All-Star MVP ödüllerini kazanarak dördüncü şampiyonluğunu ilan etti. Bu şampiyonluğun MJ için çok farklı bir anlamı vardı, en yakın arkadaşım dediği babasının ölümünden sonraki ilk finaliydi ve Seattle ile oynadıkları finalin son maçı babalar gününe denk gelmişti. Jordan şampiyonluğu kazandığı maçın bitişiyle maç topunu aldı, ona sarılarak yere yığıldı ve aldığı basketbol topu ile yüzünü kapatmaya çalışarak kameralar önünde babası için ağladı…

Hastalığa Rağmen Kazanılan Şampiyonluk: The Flu Game

Bir sonraki yıl ise yine herkesi efsaneye hayran bırakacak “The Flu Game” adıyla anılacak maç yaşanacaktı. Utah Jazz’a karşı 1996-1997 Finallerinin 5. Maçı ve final serisi 2-2. Chicago Bulls’un Utah Jazz’ı yenmesi gerekiyordu, fakat Jordan o gece uyuyamamıştı. Jordan’a gıda zehirlenmesi teşhisi konulmuş, maç sabahı idmana çıkamamış ve maçtan sadece 3 saat önce yataktan kalkmıştı. Jordan ise sağlık durumunu şöyle anlatacaktı;

“Korkmuştum. Bana ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Önce kabus gördüğümü sandım, uyanınca gerçek olduğunu fark ettim. Sanki kısmi felç geçiriyordum.”

Son Dans

Michael Jordan yaşadığı hastalık ve yüksek ateşe rağmen sahaya çıkmış, maçı kazanmalarını sağlayan basketi atmış ve maçı 38 sayı atarak bitirdikten sonra takım arkadaşı Pippen’in kollarında sahayı terk etmiştir. Artık final serisinde 3-2 öndedirler ve serinin altıncı maçını da kazanarak beşinci şampiyonluğunu kazanmıştır.

Son Dans: 21 Saniyede Kazanılan Şampiyonlukla Gelen Kariyer Sonu
Son Şampiyonluk
Son şampiyonluk

Artık kariyerinin doruk noktası olacak 1997-1998 sezonu MJ ve takım arkadaşları için iyi geçmiş, şampiyonluk finallerindeki rakipleri yine Utah Jazz olmuştur. Bu defa ilk beş maçın üçünü kazanan Chicago Bulls, şampiyonluk umutlarını altıncı maça bırakmıştır. Fakat, altıncı maçın bitimine kırk saniye kaldığında Jordan ve takımı 86-83 geridedir. MJ, Utah savunması arasına dalarak turnike bırakmış ve farkı bire indirmeyi başarmıştı. Maçın bitimine 21 saniye kala top artık rakipteydi ve rakibin kazanması için tek yapması gereken topu bu süre içerisinde rakibine kaptırmamaktı. Fakat savunmaya gelen Michael Jordan, Karl Malone’dan topu çalarak maçın bitimine 5.2 saniye kala attığı basketle takımına şampiyonluğu kazandırdı.

1998 sezonunu yaşattığı efsanevi anlardan sonra kariyeri için muhteşem bir sondu. Jordan NBA’ki lokavtın da etkisi ile 1999 yılı başında ikinci defa emekliliğini açıklasa da bu spora karşı duyduğu sevgiden dolayı 2001-02 sezonunda Washington Wizards takımının üyesi olarak tekrar basketbola geri dönmüş ve kariyeri boyunca tek pişmanlığım diye bahsettiği, Chicago Bulls formasından başka bir formayı giyip 2003 yılında basketbolu burada bırakmıştır.

Yazar: Gökhan Dede