Artık çok geç. Her zaman çok geçti, her zaman çok geç olacak. Çok geç.

Dr. Manhattan/Dr. Jon Osterman
Konu hakkında

2009 yapımı Watchmen politik arka planı, karanlık atmosferi ve içerdiği metaforlarla klasik bir kahraman filmi olmanın oldukça ötesinde. Film DC’ye ait olmasına rağmen 1985 yılında Superman gibi kahramanların olmadığı, yozlaşmış bir New York City’de geçiyor. Şehirde şiddet, açlık ve ölüm hâkim. Bir süreliğine suçu engelleyen Watchmen ekibinin ismi ise devlet tarafından görevlendirildikleri Vietnam Savaşı gibi olaylarda meydana gelen katliamlarla anılıyor.

Kabul edilen kahraman karşıtı yasa sonucunda ekibin üyeleri kostümlerini bir yana bırakıp kendi hayatlarını yaşıyorlar, eski üyelerinden biri olan Edward Morgan Blake (Comedian) öldürülene kadar. Film genel olarak Amerika-Sovyetler Birliği arasındaki soğuk savaşın ilerleyişini, bu iki süper güç arasındaki nükleer silah tehdidini ve eski ekip arkadaşının ölümünü araştıran Rorschach (aktör Jackie Earl Haley) isimli adalet savaşçısını konu alıyor. Filmin uzunluğu 2 saat 45 dakika, hikaye ise V For Vendetta’nın da yazarı olan Alan Moore’a ait.

Orijinal Watchmen film afişi (yatay)
Karakterler

Ana karakterlerden kısaca bahsetmek gerekirse, filmde yakından incelenen altı Watchmen üyesi bulunuyor. Filmdeki anlatıcı rolünü de üstlenen Rorschach (Jackie Earl Haley); maskenin altındaki kişiliğinden pek bahsedilmeyen, toplumun bencil ve günahkar doğasından tiksinen ve suçlulara sempati duymayan bir adalet savaşçısı. Nite Owl (Patrick Wilson) iyimser ve kibar biri, saygı duyulan bir kahraman olsa da suçlulara karşı ortağı Rorschach kadar acımasız değil.

Ana karakterlerdeki tek kadın olan Silk Spectre (Carla Gugino) ailesiyle vegeçmişiyle sorunlarına karşı güçlü kalmaya çalışan bir kahraman. Comedian (Jeffrey Dean Morgan) insanlığın korkunç yanını anlamış ve kendini bunun parodisi olarak tanıtan, fiziksel şiddeye düşkünlüğünü devlet için çalışarak doyuran bir sosyopat. Ozymandias (Matthew Goode) çocukluğundan beri yalnızlık çeken ancak duygularını her zaman geri planda tutan bir karakter, ayrıca yeryüzündeki en zeki insan olduğu söyleniyor. Dr. Manhattan (Billy Crudup) ise bir laboratuvar kazası sonucu maddeyi istediği şekilde biçimlendirme yeteneği kazanan, ancak gücü ve madde/zaman algısı geliştikçe duygularını gösterme ve insanları anlama kabiliyetini yitiren tanrısal bir varlık.

Eleştiri

Filme 7.6 gibi nispeten yüksek bir IMDB puanı kazandıran tek kriter zekice kurgusu değil. Senaryosunu kültleşmiş bir çizgi romandan alsa da Watchmen’in değerli bir film olmasında ünlü yönetmen Zack Snyder büyük bir role sahip. Müzik seçimiyle yumuşatılsa da sahnelerde dikkat çeken karanlık ve keskin tonlama, filmin dramatik konusunu tamamlıyor. Flashback’lerdeki kısa kesitlerde görünen sahnelerde pek çok metafor ve sosyal mesaj gizlenmiş, insan doğasının vahşiliğini vurgulamak için ise oldukça şiddetli sahneler açıkça gösterilmiş (kahraman filmlerinde alışıldık olmayan bir 18 yaş sınırlaması uygulanmasına şaşırmamalı).

Watchmen ekibinin tamamının karakter gelişimi detaylı bir şekilde incelendiğinden izleyici distopik atmosfere kolayca adapte olabiliyor, ancak karakterlerin psikolojik altyapısına ilgi duymayan bir izleyicinin filmi oldukça sıkıcı bulmasına da neden olabiliyor, filmin uzunluğu da bu görüşü destekliyor. Etkileyici oyunculuğun yanı sıra farklı zaman dilimlerindeki detaylara da oldukça kafa yorulduğunu söyleyebiliriz. Örnek vermek gerekirse kahramanların geçmişte kullandıkları kostümler yetersiz teknolojiye ve kusurlu bir görünüme sahip, bu da izleyiciye kısıtlı imkanlarla üretildiklerini hissettiriyor.

İzleyici kitlesi

Filmin geniş bir izleyici kitlesine hitap etmediğini rahatça söyleyebiliriz. Pek çok filme kıyasla karamsar bir atmosfere ve diyaloglara sahip olması kimi izleyici için boğucu olabilir, bazı seyirciler ise alışılmadık derecede şiddetli sahneleri ve çocuk ölümleri gibi konulara değinilmesini rahatsız edici bulacaktır. Bu tarz filmlere alışık, polisiye gibi düşündürücü türlerden ve toplumsal mesajlardan hoşlanan bir izleyici için ise Watchmen’in oldukça tatmin edici bir eser olduğunu söylemek yanlış olmaz. Film sadece izlerken değil, sonunu öğrendikten çok sonra da üzerine düşünecek ve hakkında konuşacak çok fazla konu sunuyor.

Yazar: Canberk Özemek